İnsanlardan her şeyi isteyemezsiniz. Kendi hayatları vardır, kendi insanları ve kendi eşyaları vardır etraflarına yerleştirdikleri ve bazen sizin yeriniz biraz rutubetlidir.
Özel bile olunabiliyor o yerlerde gerçi. Taraflardan biri için muhteşem bir şey diğeri için avuntu kaynağı.
Sahip olmak istediğim o kadar fazla şey var ki uğruna asla savaşmayacağım, başkalarının elinden almayacağım, yerinden oynatmayacağım. Göze aldıklarımı bilseniz aklınız gider.
Rekabet kadar aşağılık bir şey olamaz. Ama çoğu zaman bir parçası hayatın ve ortada karşılaştırılan şeyin niteliğine göre katlanılabilir olabiliyor. Hatta umurunda bile olmayabiliyor insanın ama birinci tekil olarak duruyorsan o "bu mu, bu mu" tablonun bir yanında o işte çok fena. Herkes için rezil bir durum. Kimse o kadar küçük değil.
Bazen bir şeye ihtiyaç duyduğunuzda o şeyin yerinde duruyor olduğunu bilmek hoşunuza gider, size sunulmuş olmasa bile bilirsiniz ki bir yerlerde bir şeyler var ve belki biraz rutubetli belki yeni biraz ama duruyor.
Sizin ihtiyacınız olan başka birinin sahip olduğunun bir parçası olduğu noktada rekabet söz konusu oluyor.
Merhaba, ben yokum. Kendim için üzgünüm.
Hiç bir şey uğruna başka bir şeyi yokederek hakedilemez.
Kazanılabilinir, ama hakedilemez.
Seçilmiş kişi. Kulağa ne kadar da hoş geliyor.
Alternatif olmak, "bu da var" olmak. Arada bir giydiğiniz ayakkabı gibi.
Bunu istemiyorum. Bedelim bu sanırım.
17 Temmuz 2013 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder