...ve şimdi zamanı bir şeylerin. İstendi o şeyler ki izin verilsin birisine ve saygı kazansın o ve etkilesin ki ait olunsun.
Biraz geç oldu biliyorum ve kendimden özür diliyorum. Hakettiğimi hissediyorum ve hakedildiğimi bu yüzden teşekkür etmeyi de pek doğru bulmuyorum.
Şimdi sen bir şarkı dinliyorsun ya, ben o şarkıyı yazmak isterdim. Şu ana kadar dinlediğin bütün şarkıları dinlemek ve sonra seni sana uzun uzun, yavaş yavaş, benden ve kendinden nefret edip sonra sıkılıp kendini sevip, beni unutup, bir sigara yakıp uyuyana kadar anlatmak isterdim. Şimdi biraz uzak burası ama. Dün de uzaktı. Bugün daha uzak. Uzanıyorum yetişmiyor ellerim çünkü. Bir de titiryor falan, zor oluyor.
Bir gün hani olur ha yanlışlıkla uçuverirsen bir anda, rüzgar ipinden çekip alıp götürürse ben çok üzülürüm. Annemdan yardım almadan yaptığım ilk uçurtmam. O da duruyor galiba bir yerlerde hala.
Ben bazen hapşıracak gibi oluyorum. Ama hapşırmıyorum. O zaman bence sen hapşırıyorsundur. Belki de sen üzüm kokuyorsundur. Başka türlü hayal edemiyorum. Ekşi biraz. Hoş. Ben biraz daha yakına gelsem olur mu? 4300 kilometre fena bir sayı çünkü.
Sahip olundukça sahiplenen ve bir parça da fazla içen biriyim. Ama inanırken içmeyince de güzel oluyor. Ben bazen çok inanıyorum. Sonra içiyorum. Çünkü dokunamıyorum.
Her gün bekliyorm, bekliyorum ve elinden çıkan şeyleri hayal ediyorum. Çizdiğin bir şey, boyadığın, yonttuğun bir şey olmak istiyorum. Benden anlamlı bir şeyler çıkar ve sonra benimle gurur duy istiyorum.
Ben bazen çok düşünüyorum. Düşünüp, düşünüp ne yapacağımı bilemiyorum.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
vohhoo..! orada ve burada tam olarak neler dönüyo biri bana açıklasın.
YanıtlaSil