Düşünmek için daha hoş, olası ihtimaller edininceye dek içinde bulunduğum boktan inkar ve red ısarını bir kenara bırakmayacağım.
Olduğum, sahip olduğum, yaşadığım şeyleri değersiz kılmak gibi olmasın ama "bi' şeyler eksik ulan galiba" duygusu pek baş edilebilir değil, pek geçecek gibi de değil.
Yetinmeye çalışacak kadar olgun olmadığımı biliyorum bu yüzden bir takım yüzleşmeler kolaylıkla ertelenebiliyor; ama artık beklentilerimin karşılanacağını zannedecek kadar da toy değilim ve "guess what", kimseyi bu yüzden suçlamıyorum.
Bu arada kalmışlık durumu, erişkinlik, tercih edilesi değil elbet. Farkındalık ve seçim bolluğu gibi bir dolu dışarıdan hoş görünen ama hiç de öyle hoş falan olmayan, rezil karın ağrıları var.
Yapacak bir şey de yok sanırım. Yaşlanıncaya kadar daha fazlasını isteyip, asla alamayacağımı zannedeceğim ama yine de daha fazlası için çabalayacağım ve muhtemelen hiç bir şey olmayacak. Aklımı kaybedinceye kadar da bu böyle sürüp gidecek.
Ah.
Ah tabi.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder